Orta Asya bozkırlarında başlayan Türk tarihi M.Ö.3000 yıllarına kadar indirgenen ve 5000 yıla dayanan bir geçmişe sahiptir.
Türklerin tarih sahnesine çıkışları ise M.Ö.220 de Hunlarla başlamıştır ve Türk adını taşıyan ilk devlet 6.yüzyılda Kurulan Göktürklerdir.
Arkeolojik bulgulara göre ilk Türk ırkı Proto-Türk (ÖnTürk) topluluğu M.Ö.8.yüzyıldan itibaren Orta Asya ve Karadeniz’in kuzeyinde yaşamış olan İskitler (Sakalar) kabul edilir.
Altay-Sayan dağları bölgesinde şekillenen ve buradan Orta Asya’ya yayılan Proto-Türk kültürü Türklerin kökenini oluşturmaktadır. Bu kültür M.Ö.2500-1700 yıllarına dayanan Altay kültürünün en eski temsilcisidir.
Mitolojik kaynaklarda ise Türklerin Atası olarak Nuh Peygamberin oğlu Yafes’in soyundan gelen ve adı Türk olan kişi gösterilmektedir.
Tarihsel kayıtlara göre Teoman (Touman)(Tuvu Tanku’nun oğlu) M.Ö.3. yüzyılda Asya Hun imparatorluğunun kurucusu ve Türk boylarını bir araya getiren ilk Türk hükümdarıdır. Ayrıca kendisine Çin kaynaklarında kendisine ilk Türk lideri denmiştir. Bu birleşmeyle başlayan Türkler daha sonra Hun, Göktürk ve Uygur gibi devletler olarak tarih sahnesinde yer almışlardır.
Türk adının kullanılmadığı ancak Türk topluluklarının oluşturduğu ilk devletler M.Ö.1050’ye kadar uzanan Hunlar dönemidir. 552 yılında Bumin Kağan tarafından kurulan 1. Göktürk Kağanlığı 744’e kadar devam etmiş ve bu dönemde devlet doğuda Muhas kağan batıda kardeşi İstemi Yabgu tarafından yönetilen ikili teşkilat sistemiyle en güçlü zamanlarını yaşamıştır ve ilk kez Türk adını resmi devlet adı olarak kullanarak Türkçe yazılı belgeler bırakmıştır.
Türklerin Anadolu’ya gelişi 1071 deki Malazgirt zaferi ile yoğunlaşsa da aslında milattan önceki dönemlerden itibaren Hunlar (4. Yüzyıl), Sabirler (515-516) ve Avarlar tarafından gerçekleştirilen çeşitli akınlarla başlamıştır. Ancak Anadolu’nun kalıcı olarak Türk yurdu haline gelmesi Selçuklular’ın 11. Yüzyıldan itibaren yaptığı göçlerle mümkün olmuştur. Anadolu’ya ilk ayak basan hükümdar keşif amaçlı olmakla birlikte Çağrı Bey’dir.(1016-1021). 1071’de ise Sultan Alparslan Malazgirt zaferiyle Anadolu’nun kapılarını Türklere açmıştır.
Osmanlı Devleti 1308 tarihine kadar hüküm süren Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasından sonra Anadolu da 1. Dönem Anadolu Beylikleri (Danişmenler, Artuklular) ve ardından 2.Dönem Anadolu Beylikleri (Karamanoğulları, Germiyanoğulları, vb.) dönemi yaşanmıştır.
Osman Gazi tarafından kurulan ve 600 yıldan fazla Türk-İslam dünyasında hüküm süren Osmanlı Devleti (1302- 1922) Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen Milli Mücadele sonrasında yıkılmış ve 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, Mustafa Kemal Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçilmiş ve yapılan devrimler sonucunda resmi dil Türkçe olarak değiştirilmiştir.
Günümüzde ise dünyadaki Türki Cumhuriyetleri aşağıda sıralandığı gibidir.
1. Türkiye Cumhuriyeti – T.C.
2. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC
3. Azerbaycan
4. Kazakistan
5. Türkmenistan
6. Tacikistan
7. Özbekistan
8. Kırgızistan
9. Başkurdistan
10. Çeçenistan
11. Çavuşistan
12. Kırım
13. Yakutistan
14. Tataristan
15. Tuva
16. Adige Cumhuriyeti
17. Kuzey Oseta
18. Batı Trakya Türkleri
19. Dağıstan
20. Doğu Türkistan
21. Gagauz
22. Karakalpakistan
23. Irak Türkmenleri
24. Kabartay Balkay
25. Kalmuk Cumhuriyeti
26. Karaçay Çerkeş
27. Mogalistan
Bunun yanı sıra Kuzey Amerika, Avrupa ülkeleri, Japonya ve Rusya gibi ülkelerde de büyük Türk toplulukları bulunmaktadır.
Türklerin İslamiyeti kabul etmeleri ise 751 de Çinlilere karşı Müslüman Araplarla birlikte yaptıkları Talas savaşı sonucunda başlamıştır. İlk kitlesel kabul Karluklar ile başlamış ve Karahanlılar devletinde devlet dini olarak kabul edilmiştir.
TÜRK NEDİR
1935’de Cenevre Üniversitesinde ‘Türk Milletinin Özellikleri’ ile ilgili bir tez hazırlayan Afet İnan’a Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı Türk tanımı;
‘Bu memleket dünyanın beklemediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne yedi bin senelik Türk beşiğidir. Bu beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından önce korkar gibi oldu, sonra alıştı. Onları tabiatın babası olarak tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiatın kendisi oldu. Şimşek oldu, yıldırım oldu, güneş oldu. TÜRK oldu. İşte Türk budur.’
Nurdan Reisoğlu
20.03.2026 Referans: Türk tarihi arşiv kayıtları