SINIRLARI AŞAN EZGİLER: TÜRK DÜNYASI KOROSU’NDAN IĞDIR’DAN TEBRİZ’E UZANAN UNUTULMAZ KÜLTÜR YOLCULUĞU
Kasım 2025 – Müzik, dostluk ve kültürel diyalogla örülü özel bir gezi…
Kuruluşundan bu yana yalnızca konser veren bir topluluk olmanın ötesinde, kültürler arasında gönül köprüleri kurmayı amaçlayan Türk Dünyası Korosu, Kasım 2025’te gerçekleştirdiği Iğdır–İran kültür yolculuğuyla hafızalarda iz bırakan anlamlı bir etkinliğe daha imza attı.
Koro şefi Serdar Taştanoğlu yönetimindeki ekip, önce Türkiye’nin doğu kapılarından biri olan kadim şehir Iğdır’da konakladı. Birçok korist için ilk kez görülen bu mütevazı fakat tarihi ve stratejik şehir, yolculuğun ilk durağı olmanın ötesinde, adeta kültürel keşfin kapısını araladı.
Ancak bu geziyi özel kılan yalnızca görülen şehirler değil, arkasındaki duygu ve insan hikâyeleriydi…
Yolculuğun gerçekleşmesinde önemli pay sahibi olan Kerkük Türkmenlerinden ve koro üyelerinden Cemal Gölemerzin’in aile hikâyesi, adeta bu kültür köprüsünün temel taşlarından biri oldu. Yaklaşık yüz yıl önce Gölemerz köyünden Kerkük’e göç eden ailesinin izlerini süren Gölemerzin, yıllar sonra İran coğrafyasında yaşayan akrabalarına ulaştı. O toprakları gezip görmesi ve duyduğu heyecanı büyük bir içtenlikle paylaşması, bu kültür gezisinin filizlenmesinde etkili oldu.
Başta dernek başkanı ve koro şefi Serdar Taştanoğlu olmak üzere ekip üyeleri de bu anlatılardan derinden etkilendi. Taştanoğlu’nun, rahmetli eniştesinin de Azerbaycan Türkü kökenli olup Hoy şehrinden gelmesi nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarından beri bu coğrafyaya duyduğu özel merak, yolculuğun manevi anlamını daha da güçlendirdi. Rahmetli eniştesinden dinlediği hatıralar ve tasvirler, yıllar sonra gerçek bir kültür seyahatine dönüşmüş oldu.
Iğdır’da Türk Dünyası temsilcileri ve Anadolu Ajansı yetkilileriyle bir araya gelen koro üyeleri, şehrin dünyaca tanınan doğal hazinelerinden biri olan tuz mağarasında mini konser verme teklifini büyük bir heyecanla kabul etti.
Ve ortaya gerçekten sıra dışı bir sahne çıktı…
Doğanın binlerce yılda oluşturduğu kristalimsi yapılar, tuz duvarlarının yankılı akustiği ve mistik atmosfer içinde gerçekleştirilen mini konser, hem Türk Dünyası Korosu’nun adının daha geniş çevrelere ulaşmasına hem de bu eşsiz doğal mirasın tanıtımına katkı sundu. Tuz mağarasının büyüleyici ambiyansında seslendirilen ezgiler, sanat ile doğanın nadir buluşmalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Bu özel anlar Anadolu Ajansı ekipleri tarafından kayıt altına alınarak sosyal medya platformlarında geniş kitlelere ulaştırıldı. Böylece Iğdır’daki egzotik konser, yalnızca mağara içinde kalan bir sanat etkinliği değil; uluslararası ölçekte ilgi gören kültürel bir paylaşım hâline geldi.
Iğdır programının ardından ekip karayoluyla İran’a geçti. Sınır kapısından başlayan yolculukta önce Bezeirgan Maku ardından Hoy ve Urmiye şehirleri ziyaret edildi. Tarihi dokusu, kültürel çeşitliliği ve Türk izlerini taşıyan bu şehirler, koristler için adeta açık hava müzesi niteliğindeydi.
Bu noktada gezinin başarısında büyük pay sahibi olan bir başka isim daha öne çıktı. Türkiye sınırları dışındaki organizasyonu ve rehberliği üstlenen, Cemal Gölemersin’in akrabası olan mühendis dostları; samimiyeti, misafirperverliği ve adeta kardeşçe yaklaşımıyla yolculuğu unutulmaz kılan kişilerden biri oldu. Şehirlerin yalnızca görülen yönlerini değil, ruhunu da misafirlerine tanıtan bu sıcak rehberlik sayesinde gezi, sıradan bir tur olmaktan çıkıp gerçek bir gönül yolculuğuna dönüştü.
Akşam saatlerinde Urmiye’ye ulaşan koro üyeleri, dört yıldızlı konforlu bir otelde konakladı. Ertesi gün ise bölgenin dikkat çekici doğal güzelliklerinden biri olan Kandovan köyüne hareket edildi.
İran’ın adeta gizli kalmış hazinelerinden biri olan Kandovan, birçok korist için yolculuğun en şaşırtıcı duraklarından biri oldu. Kapadokya’yı andıran kaya oluşumları, dağ yamacına oyulmuş yaşam alanları ve masalsı görünümüyle bu küçük köy, tarih ile doğanın olağanüstü uyumunu sergiliyordu. Anadolu’nun Kapadokya mirasını hatırlatan bu eşsiz coğrafya, ekip üyelerinde büyük hayranlık uyandırdı ve bolca fotoğraf ile anıya konu oldu.
Yolculuğun en dikkat çekici duraklarından biri ise şüphesiz Tebriz oldu.
Birçok koristin zihnindeki tahminleri aşan modern şehir yapısı, düzenli kent yaşamı, canlı sosyal hayatı ve ekonomik hareketliliğiyle Tebriz, ekip üzerinde derin bir etki bıraktı. Türk nüfusunun yoğunluğu, sokaklarda hissedilen kültürel yakınlık ve misafirperverlik, koro üyelerine kendilerini yabancı bir ülkede değil; gönül coğrafyasının başka bir şehrinde hissettirdi.
Tebriz’de gerçekleştirilen müzikli gece ise geziye adeta taç taktı.
Türk Dünyası Korosu, repertuarındaki Azerbaycan Türkçesi eserleri büyük bir coşku ve içtenlikle seslendirdi. Dinleyicilerin yoğun ilgisi ve ortak kültürel hafızanın oluşturduğu duygusal atmosfer, gecenin en unutulmaz anlarını meydana getirdi. Ezgiler kimi zaman özlemi, kimi zaman kardeşliği, kimi zaman da ortak tarihi dile getirirken salon adeta tek bir yürek hâline geldi.
Tebriz üzerinden İstanbul’a dönen ekip, geride yalnızca kilometrelerce yol değil; dostluklar, akrabalık bağları, yeni keşifler ve kültürel yakınlıklarla örülü unutulmaz hatıralar bıraktı.
Türk Dünyası Korosu’nun Kasım 2025 Iğdır–İran kültür yolculuğu bir kez daha gösterdi ki müzik yalnızca bir sanat dalı değil; sınırları aşan, insanları birbirine yaklaştıran, geçmiş ile bugünü buluşturan ve ortak hafızayı canlı tutan evrensel bir dildir.
Bu özel gezi, tüm ekip için yıllar boyunca gurur, sevgi ve özlemle hatırlanacak unutulmaz anılar arasında yerini aldı.