Bostancı Kültürler Korosu’ndan Unutulmaz Açık Hava Konseri Kadıköy’ün kültür ve sanat hayatına değer katan dernek korolarından biri olan, resmi adıyla Bostancı Müzik Gönüllüleri Dünya ve Etnik Müzikler Korosu, 9 Mayıs’ta Anneler Günü vesilesiyle Bostancı Gönüllü Evi önünde gerçekleştirdiği açık hava konseriyle izleyenlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Gökyüzünün altında, Bostancı’nın kalbinde yankılanan ezgiler; annelere duyulan sevgi, vefa ve özlemi müziğin evrensel diliyle buluşturdu. Dünya ve etnik müziklerden seçilen özel repertuvar, alanı dolduran sanatseverler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Zaman zaman duygusal, zaman zaman coşkulu anların yaşandığı konser, adeta mahalle kültürünün sıcaklığı ile sahne sanatlarının estetiğini aynı potada eritti. Konserin en anlamlı yönlerinden biri ise, Bostancı’da çocukluğunu ve gençliğini geçiren koro şefi Serdar Taştanoğlu için taşıdığı özel anlam oldu. Taştanoğlu, tam 10 yıl önce kaybettiği annesinin aziz hatırasına ithafen böyle bir konser gerçekleştirmekten büyük gurur ve iç huzuru duyduğunu ifade etti. Sanatla örülmüş bu vefa gecesi, yalnızca bir konser değil; aynı zamanda annelere adanmış duygusal bir hatıra ve sevgi manifestosu niteliği taşıdı. Dinleyicilerin yoğun alkışları, konser boyunca yükselen eşlikler ve program sonunda gelen “yeniden olsun” çağrıları gecenin başarısını açıkça ortaya koydu. Bostancı sakinleri ve sanatseverler, koroyu tekrar dinlemek istediklerini dile getirirken konser, uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir kültür buluşmasına dönüştü. Bu büyük ilgi, koronun 25 Mart’ta sahnelediği “Çanakkale Zaferi’nden Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne Uzanan Müzik Yolculuğu” başlıklı konserle yakaladığı başarının tesadüf olmadığını da bir kez daha gösterdi. Tarih, kültür ve müziği aynı sahnede buluşturmayı başaran Bostancı Kültürler Korosu; disiplinli çalışması, repertuvar zenginliği ve sahne enerjisiyle bölgenin en dikkat çekici müzik topluluklarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Anneler Günü’nde Bostancı semalarında yankılanan bu anlamlı ezgiler, sanatın yalnızca dinlenen değil; hissedilen, yaşanan ve kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir bağ olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bostancı’da yaşanan bu müzik şöleni, izleyenlerin hafızasında uzun süre yer edecek özel bir kültür anısı olarak kayıtlara geçti.